Yazar Arşivi

Ayak bileklerinde şişme olanlar dikkat

Cuma, 07 Eylül 2007

Bacaklarında özellikle de ayak bileklerinde şişme olanlar, kalp sorunu yaşıyor olabilirler

Sağlık Bakanlığı, bacaklarında özellikle de ayak bileklerinde şişme olan vatandaşların, kalp sorunu yaşıyor olabileceklerine işaret ederek, sağlık kuruluşuna başvurmalarını önerdi.
Sağlık Bakanlığı, “24 Eylül Dünya Kalp Günüö dolayısıyla Türkiye’de erken ölümlere yol açan ve kişilerin yaşam kalitesini olumsuz etkileyen kronik hastalıklardan korunmanın, alınacak koruyucu önlemlerle mümkün olabileceğini belirtti.
Dünyada her yıl 17 milyon kişinin hayatını kaybetmesine yol açan kalp damar hastalıklarının, Türkiye’de en önemli halk sağlığı sorunu olarak varlığını sürdürdüğünü ifade eden Bakanlık, Türkiye’de gerçekleşen tüm ölümlerin ilk sırasında kalp-damar hastalıklarının yer aldığını bildirdi. Bakanlık, koroner kalp hastalıkları için ana risk faktörlerinin, sigara ve alkol kullanımı, yüksek tansiyon, bilinçsiz beslenme ve hareketsiz yaşam tarzı olduğunu açıkladı.

“TÜRKİYE’DE 2 MİLYON KRONER KALP HASTASI VAR
Türkiye’de yaklaşık 2 milyon koroner kalp hastası bulunduğunu ve bu hastaların yılda 130 bininin hayatını kaybettiğini kaydeden Bakanlık, “Hayvansal kaynaklı gıdaların yoğun olarak tüketimi, yemeklerin aşırı yağlı pişirilmesi, meyve ve sebze tüketiminin yeterli düzeyde olmaması, fiziksel aktivitelerin yetersizliği, yüksek tansiyon, sigara ve alkol kullanımı, şişmanlık ve diyabet, kalp-damar hastalıklarına yakalanma riskini artıran faktörlerin başında yer alıyorö dedi.
Bakanlık, Türkiye’de kroner kalp hastalıklarından ölüm oranının tüm ölümler içinde yüzde 43 oranıyla ilk sırada yer aldığını vurgularken, bu ölümlerin önemli bir bölümünün 41-58 yaş grubu“nda gerçekleştiğini bildirildi.

ÇARPINTIYA DİKKAT

      Kalp-damar hastalıklarının yol açtığı ölümlerin önemli bir bölümünün, sigaraya bağlı nedenlerden gerçekleştiğine dikkat çeken Bakanlık, besinler yoluyla alınan kolesterole de dikkat edilmesi gerektiğini bildirdi. Bakanlık, bacaklarında özellikle de ayak bileklerinde şişme olan, az miktarda hareketle nefes darlığı çeken, çabuk yorulan, soğuk terleme ve çarpıntı şikayetleri olan kişilerin sağlık kuruluşuna başvurmaları gerektiğini kaydetti.
“Posa içeren yiyecekler ile meyve-sebze tüketiminin artırılması, şeker ve tuzun alt düzeyde tüketilmesi gerekiyor. Koroner kalp hastalıklarından korunmak için, vücut ağırlığı kontrol altında tutulmalı, doğru besinlerle beslenmeye özen gösterilmeli, stres azaltılmalı, alkol, sigara ve oksijensiz ortamlardan uzak durulmalı, spor yapılmalı ve haftada üç dört kez yarım saat yürüyüş yapılmalıö diyen Bakanlık, kalp-damar hastalıklarının en önemli belirtilerinin göğüste sıkışma ve baskı, kola, boyuna veya çeneye doğru yayılan ağrı olduğuna dikkat çekti.

Tırnak Mantarı Nasıl Bulaşır

Cuma, 07 Eylül 2007

Tırnak mantarı genellikle basit bir yaralanma ile başlıyor. El ve ayak tırnaklarının kırılması, tırnakların çok kısa kesilmesi, dar ayakkabının tırnağı sıkıştırması gibi durumlarda, yaralanan tırnağa mantar adı verilen organizmaların yerleşmesi daha kolay oluyor. Tırnak mantarı doğrudan insan teması olmadan da ortak kullanım alanlarından bulaşıyor. Sıcak ve nemli alanlarda gelişen mantarlar havuzlardaki dezenfekte edilmiş ayak banyolarında bile yaşayabiliyor. Bu nedenle özellikle tatil yaparken havuz başında geçirilen uzun zamanlarda çok dikkatli olmak gerekiyor.

El ve ayakları özellikle de parmak aralarını sürekli temiz ve kuru tutmak, sentetik ya da yün çoraplar yerine yüzde 100 pamuklu çorap giymek, sık sık değiştirmek ve yıkamak, ayakkabı, terlik, havlu ve bornozları başkalarına vermemek, ortaklaşa kullanılan duş ve soyunma odalarında çıplak ayakla dolaşmamak gerekiyor. Tırnak mantarı selülit gibi ciddi ve hastanede tedavi gerektiren bakteriyel infeksiyonlara da yol açabiliyor. 10 yıl öncesine kadar etkili bir tedavisi bulunmayan tırnak mantarı hastalığında eski ilaçlar, merhemler ve losyonlar mantarı öldürmüyor sadece üremesini durduruyorlardı. Tırnak mantarı tırnağın altında yerleştiğinden bu ilaçlar çoğunlukla etkisiz kalıyorlardı. Ancak günümüzde ağızdan alınarak kan yoluyla tırnağın altına nüfuz edebilen ve mantarlar üzerinde öldürücü etkisi olan ilaçlarla kesin sonuç alınabiliyor.

Kirli Çorap,Tırnak Mantarına Yol Açıyor

Cuma, 07 Eylül 2007

Değiştirilmeyen kirli çoraplar ile ortak kullanılan duş ve banyoların tırnak mantarına yol açtığı bildirildi. Uzmanlar, tırnak mantarına yakalanmamak için el ve ayakların sürekli temiz tutulması konusunda vatandaşları uyardı.

İHA muhabirinin bu konuda derlediği bilgilere göre, ‘Onikomikoz’ olarak adlandırılan tırnak mantarı enfeksiyonu ‘Dermatofit’ adı verilen organizmalar tarafından oluşturuluyor. Tedavisi mümkün bulaşıcı bir hastalık olan tırnak mantarının mutlaka doktor gözetiminde tedavi edilmesini öneren uzmanlar, “Bu yalnızca bir kozmetik sorun değil, tırnak yatağı ve plağını tutan bir enfeksiyondur. Tırnak mantarı tüm tırnak hastalıklarının yaklaşık yüzde 50’sini oluşturur” uyarısında bulundu. Tırnakta mantar enfeksiyonu varsa bunun görülebildiğini, kokusunun veya ağrının hissedilebildiğini vurgulayan uzmanlar, hastalığın, tırnaklarda sarı, yeşil veya kahverengi renklenme, tırnaklarda pul pul kalkma, tırnak altında kir birikmesi, ayaklarda kötü koku ve ayak tırnaklarında acı ile ortaya çıktığını kaydettiler. Yavaş ve kronik seyreden tırnak mantarının en sık rastlanılan tırnak hastalığı olduğunu belirten uzmanlar, tüm dünyada tırnak mantarının görülme sıklığının değiştiğini ifade ettiler. Mantarın genellikle tırnağın altına girerek burada etkili olmaya başladığını ifade eden uzmanlar şu bilgileri verdi:

“Tırnağa hasar veren her şey mantarın içeri girmesini kolaylaştırabilir. Zedelenme, el ve ayak tırnağına sert bir cisimle vurulması, ayak tırnağına basılması, tırnakların çok dipten kesilmesi, ayak parmaklarını sıkıştıran küçük ucu sivri ayakkabılar tırnak mantarına yol açabilir. Tırnak mantarı bulaşıcıdır. Enfeksiyona neden olan mantarlar ortak kullanıma açık, ılık ve nemli yerlerde bulunurlar. Soyunma odaları, yüzme havuzu, ortak kullanılan duş ve banyolar, bahçe, manikür veya pedikür aletleri tırnak mantarı bulaştırabilirler. Tırnak mantar enfeksiyonu kendiliğinden iyileşmez. Doktor tarafından önerilen ilaç tedavisi ve önerilere uymak gerekir. Mantar enfeksiyonunda doktorunuz tarafından önerilen ilaç, hastalığa neden olan mantarın yaşadığı ve geliştiği yere tırnak yatağına yaklaşır ve enfeksiyonu ortadan kaldırır. Bu şekilde doktorunuz tarafından önerilen doz ve sürede kullanacağınız ilaç ile tedaviniz gerçekleşir. Doktorunuz, mantar enfeksiyonunuz için ağızdan alabileceğiniz ilaç yazabilir. Ayak tırnak mantarında tedavi yaklaşık 3 ay sürer. El tırnak mantarında tedavi yaklaşık 2 ay sürer. Hangi tedavinin sizin için uygun olduğunu öğrenmek için lütfen doktorunuza başvurunuz.”

Uzmanlar, tırnak mantarından korunmak için şu önerilerde bulunuyor:

“- Ayaklarınızı olabildiğince temiz ve kuru tutun.
- Halka açık yüzme havuzu ve duş alanlarında terlik kullanın.
- Ayak tırnaklarınızı, parmağın ucunu geçmeyecek şekilde düz olarak kesin.
- Manikür ve pedikür için sterilize aletler veya en iyisi kendi aletlerinizi kullandırın.
- Ayağınıza uyan, sivri burunlu olmayan rahat ayakkabılar giyin.
- Ev içinde kullanılan havluların kişiye özel olmasına dikkat edin.
- Ayaklarınız çok fazla terliyor veya nemli kalıyor ise gün içinde çoraplarınızı değiştirin.”
Tırnak mantarına yakalanma riski yüksek olanlar ise şöyle sıralanıyor:
“- Diyabeti olanlar
- Dolaşım sorunları olanlar
- Bağışıklık yetersizliği olanlar (AIDS/HIV enfeksiyonu)
- 65 yaş ve üzeri olanlar
- Ayak derisinde mantar enfeksiyonu olanlar
- Ayakları çok terleyen veya sürekli nemli kalanlar
- Atletler, koşucular ve dansçılar gibi ayaklarına fazla yüklenenler.”

Ayak Masajıyla Gelen Sağlık

Çarşamba, 05 Eylül 2007

Dünyaca bilinen ayak masajının ünlü Çinli gruplarından Lıankzı, özel bir şirket aracığıyla artık Türkleri de ayaklarından rahatlatacak ve günün tüm stresini alırken, bazı rahatsızlıkları söyleyecek.

Çin’den Moskova aktarmalı Türkiye’ye gelen 15 kişilik uzman grup, Atatürk Havalimanı Dış Hatlar Terminali’nde basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Grup üyeleri, ayak masajı ile insanın tüm gün içinde yaşadığı stresi, yorgunluğu üzerinden atmasına yardımcı olurken, kaliteli bir uyku ve bazı bilmediği hastalıkları da ortaya çıkarttığını söyledi. Çinli grubun Türkiye’ye getirilmesini sağlayan Ayak Masaj Hizmetleri Şirketi basın danışmanı Nurten Kılavuz ise Türkiye’de hedef kitlelerinin yoğun iş temposu ve stres altında çalışanlar olduklarını ve Maslak Princess Otel’de hizmet vereceklerini kaydetti.

Kılavuz, “Ayak masajının Türkiye’de profesyonelce yapılmadığını ve yapılan bazı yerlerde de yanlış uygulamalar olduğunu gördük. Yaptığımız araştırmalar sonrasında Çin’de en iyi ve uzman kadroya sahip bir grup bulduk. Artık Türkiye’de de isteyen, ayak masajı sayesinde bütün yorgunluğundan ve stresinden arınacak” dedi.
Ayak masajını Türkiye’ye tanıtmak için gelen 15 kişilik Çinli grup, havalimanında marşlarını söyledi. Ayak masaj uzmanlarının marşları ve felsefesi olduğunu, bunun için önemli ve titiz bir eğitim alınması gerektiğini söyleyen masaj uzmanları, kendileri için önemli olan marşları da söylemeyi ihmal etmedi. Bir anda havalimanında ilgi odağı olan Çinli ayak masajı uzmanları, söyledikleri marşlarla herkesin dikkatini üzerlerine topladı. Dinleyiciler, her marşın bitmesi sonrasında ise alkışlamayı ihmal etmedi.

Ayakkabı Alırken Topuğuna Dikkat Edin

Çarşamba, 05 Eylül 2007

Ayak sağlığının korunması için kısa ve geniş topuklu ayakkabıların tercih edilmesi gerektiği belirtiliyor.

Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Ortopedi ve Travmatoloji Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ali Baktır, ayakkabıların yeri daha iyi kavraması için mümkün olduğu kadar geniş topuklu olması gerektiğini kaydetti.

Erkek ayakkabılarında topuğun boyunun 2-3 santimetreyi, kadınlarda da 3-4 santimetreyi geçmemesi gerektiğini belirten Baktır, şu bilgileri verdi: Topuk ne kadar geniş olursa birim alana düşen yük, o kadar azalır. Bu da ayak sağlığının korunmasında önemli rol oynar. 7-8 santimetre uzunluğunda topuğu bulunan ayakkabı, birim alana düşen yükü artırır ve yükü ayak uçlarına bindirir. Bu da hallux valgus denilen çıkıntılı başparmak sakatlanmasına neden olur. Ayrıca, biyomekanik vücut dengesinin bozulmasına bağlı olarak ayakta kalıcı ağrı ve fonksiyon bozukluklarına yol açar. Topuksuz ayakkabılar ise düztabanlığa sebep olur. Baktır, ayakkabıların ayak tarak kemiğini sıkmaması gerektiğine işaret ederek, ayakkabıda ayağın yerleştiği kısmın, burun sivri bile olsa geniş olması gerektiğini bildirdi.

APSE

Çarşamba, 05 Eylül 2007

Apse, iltihabın bir çeşidi olup; özelliği, dokunun eriyerek içinde cerahatin oluşmasıdır. Bazen de bir yaralanma, bir damarın bağlanması veya tıkanması sonucu ölü bir tabaka oluşur ve buraya mikroorganizmanın yerleşmesi ile irin dolu bir boşluk meydana gelebilir.Apseler iki türlüdür:

Sıcak apse: Bu apsede ateş yükselir, ağrı ve zonklama olur. Bu tür apse her zaman bir veya birkaç mikroptan dolayıdır(yani sebep mikroorganizmadır). Sıcak apsenin dört ana belirtisi; sıcaklık, kırmızılık, ağrı ve şişkinliktir(latince, color, rubor, dolor, tumor). Apsenin çevresi sert, ortası ise oynak ve yumuşaktır.

Soğuk apse: Verem hastalığında görülen bir apse türüdür. Öyle ki, şişlik üzerine dokunulunca sıcaklık alınamaz ve üzerine bastırıldığında ağrı hissedilmez. Yani, sıcak apsedeki gibi kesin iltihap belirtileri yoktur. Fakat şişlik açılırsa, sıcak apsedeki gibi bir apse içeriğinin olduğu görülür.

Soğuk apsenin iki özelliği vardır.

1 - İçinde irin yapıcı mikroplar ve irinleşme yoktur. Apse içeriğini harap olmuş doku oluşturur.

2 - Apsenin kaynağı ile görüldüğü yer arasında her zaman doğrudan bir ilişki yoktur. Örneğin; bel omurlarının soğuk apsesi(omurga veremi, pott hastalığı) kasıkta bir apse ile kendini belli edebilir.

Sıcak apselerin tedavisi, cerrahi müdahale gerektirir. Bu tedavi, apse yerinin açılması, irinin boşaltılması ve antibiyotikli merhemle uygulanarak yapılan tedavidir. Ayrıca ağızdan antibiyotik vermek gereklidir. Apseler tedavi edilmezlerse burada üreyen mikroorganizmalar vücudun diğer bölgelerine yayılabilirler. Apseler, komşu dokulara açılabilir veya komşu damarlara ilerleyerek, bu damarlardan kaynaklanan kanamalara sebep olabilir. Apseler meydana geldikleri organların çalışmasını bozabilir, vücutta genel bir hastalık halsizlik, iştahsızlık yapabilirler.

Soğuk apselerde ise verem ilaçları kullanılır. Bazen(örneğin böbrek vereminde) hastalığın yayılmasını önlemek için cerrahi işlem yapılabilir.

AYAKÜSTÜ BESLENME

Salı, 04 Eylül 2007

Ayaküstü yiyeceklerle beslenen kişilerde glikoz oranının düzensiz olduğunu, şeker hastalığı riskinin ikiye katlanabildiğini gösterdi.Hamburger türü yiyeceklerde çok fazla miktarda doymuş yağ ve tuz bulunduğu, bu yiyeceklerin düşük kalitede karbonhidrat içerdiği biliniyor. Yemekten sonra televizyon karşısında zaman harcamanın şişmanlık riskini artırırken, yemekten sonra mutlaka yürüyüş yapılması gerektiğine işaret edildi.

Büyük boy bir hamburger, patates kızartması ve kolanın 1600 kalori içerdiğine dikkat çeken araştırmacılar, bir yetişkine günde 2000 kalorinin yetebildiğini, fazla kalorinin yağa dönüştüğünü belirtti.

Araştırma sırasında, haftada iki defadan fazla ayaküstü yiyeceklerle beslenen ve her gün 2-2,5 saatini televizyon karşısında geçiren kişilerde şişmanlık riskinin üçe, şeker hastalığı riskinin ise ikiye katlanabildiği belirlendi.